Bir Yazlık Anısı
Bir Yerin Son Günleri Bugün oturup düşündüm de, buraya geleli neredeyse iki ay olmuş. Belki biraz daha fazla, belki biraz daha az… Zamanın nasıl geçtiğini gerçekten anlayamadım. İlk geldiğim günleri hatırlıyorum. Her şey farklıydı. Ev, hava, sessizlik, geceleri duyulan sesler, sabahları uyanınca karşılaştığım manzara… Bir süreliğine hayatımın geri kalanından uzaklaşmış gibiydim. Sanki şehirde bıraktığım bütün telaşlar, düşünceler ve alışkanlıklar burada beni bulamayacaktı. Sonra günler birbirini takip etmeye başladı. Sabahları başka türlü uyanmaya, günümü başka türlü yaşamaya başladım. Buradaki düzene alıştım. Sessizliğe alıştım. Günün daha yavaş akmasına alıştım. Akşam olduğunda havanın serinlemesine, gecenin sessizleşmesine, aynı yerlere bakmaya, aynı şeyleri yapmaya alıştım. Ve fark etmeden burası bana yabancı bir yer olmaktan çıktı. Bir süre sonra “burada kalıyorum” demekten çok, “evdeyim” demeye başladım içimden. Belki de şimdi gitmek istemememin sebebi tam olarak bu. Çünkü ...